Çoook uzun zaman önce bahsettiğim bir N.abi 'miz vardı bizim. Hâlâ da var. Bi'şey olmadı adama yani. Alt katta oturuyor. Eskisi gibi sesi de çıkmıyor mangala, çangala.
Bu adamın en büyük özelliği ağzının küfüre yatkın oluşu. Biraz bana benziyor bu yönüyle ama o, sıklıkla "a.q."ı kullanıyor.
İki örnek vereyim size.
Yıllar evvel, sadece erkeklerin olduğu bir yönetim toplantısında, apartmanın ana kapı girişine sensörlü lamba takılmak istendiğinde, "Sanki Uskumruköy villaları, a.q." demişti.
Sonra, belediye arka sokağımızı renkli, güzel taşlarla döşerken, altıncı kat penceresinden, "Sanki Şanzelize a.q." diye çığırmış, arka bahçede ben ve apartman görevlimiz Mevlüt yarılmıştık.
Yalnız, N.abi bu küfürü ederken ilk kelimenin üç hecesi arasında saliselik duraklamalar uygulamakta... Daha doğrusu normalde tek söylenen M ve N harflerini sanki MM ve NN şeklinde yazılmış gibi telâffuz etmekte. Bu da ettiği küfürü daha vurucu hâle getirmekte. Dene bak şimdi bi, A.Q.
Neyse, bugün esas üzerinde durmak istediğim iki kısa şey var, a.q.
Bunlardan biri, Matraş derinin ortaklarından birinin oğlu... Babasının ölümü üzerine şirketten kendi payı olduğunu iddia ettiği 187 milyon doları istemiş. Vay a.q. ya...
Bir diğeri ise spermleri için kendisine 75 milyon dolar önerilen Beckham. Hani gircen tuvalete... 2 dakka takılcan, doldurcan kinder sürpriz yımırtasının içine kamçılıları, kapçan 75 milyonu... Vay ki ne vay...
Buna da artık "vay a....ı astarını s....m" demekten başka bir şansım yok...
Özür dilerim N.abi.
sanmayın ki içinizi şişirmeyi unuttum.
-
tek işim buyken unutamam.
dersim nedir, katliam nedir, cinayet nedir, neye denir. biz katliamlar için
"minimum sayı" gereken bir ülkeyiz. 7 kişi az canım m...
2 saat önce

